31 Ağustos 2015 Pazartesi

O Küçük Oyuncunun Bu Haline İnanmak Zor!

Evde Tek Başınanın Küçük Oyuncusu; Macaulay Culkin!

Macaulay Culkin, küçük yaşta bir çok rolü üstlenerek $ 15 Milyon servet yaptı. Ama bu ün ve servet huzuru getirdi mi? Bu ciddi bir sorun... Küçük yaşta gelen şöhret aynı zaman da küçük yaşta uyuşturucu batağını ve raydan çıkmayı da getirmiş. 2004 yılında aracında uyuşturucu maddelerle yakalanmıştı.

Macaulay Culkin'in bazı görsellerine göz atalım...

1990'da evde tek başına ile girdiği piyasaya 2000 yılında tekrar dönmeye çalışmış ama başarılı olamamıştı. Günümüzde 34 yaşında olan Macaulay Culkin, çok zor zamanlar geçirmiş, kız kardeşini trafik kazasında kaybetmenin yanısıra anne babasının serveti üzerindeki tartışmaları da hayatını olumsuz etkilediği söylenebilir.
Son olarak zihinler de "evde tek başınanın küçük çocuğu" olarak kalan Macaulay Culkin'in uyuşturucu nedeniyle  hayat mücadelesi verdiği söyleniyor.

29 Ağustos 2015 Cumartesi

Death Becomes Her - Ölüm Kadına Yakışır


"Uzun zamandır bu filmi izlemek istiyordum fakat ismini hatırlayıp bir türlü bulamamıştım. TV'de rastlayınca kaçırmadım..."

Bu film için "çocukluğumun filmi" diyebilirim. Son derece sürükleyici bir öyküsü vardı. 100 dakikalık keyifli vakit için tekrar dahi olsa izlenir. Geçenlerde tekrar izledim ve paylaşmak istedim. İzleyen herkesin iyi vakit geçireceğinden eminim :)

Film puanına 8/10 diyebiliriz. 1992 yapımı eski bir film. Filmin oyuncuları; Bruce Willis, Meryl Streep, Goldie Hawn, Alaina Reed Hall, Michelle Johnson.

Öyküsü kısaca; iki kadının bir adam için çekişmesinden doğan ölümsüzlük yarışının nasıl başa bela olacağını anlatır.

Şimdiden iyi seyirler diliyorum...

27 Ağustos 2015 Perşembe

Sevmek zor zanaat

Bir adamın "ruhunun gül kolusu" yok ise zarardadır. Fakat o adamın "ruhunun gül kolusu" var ama uzakta ise iki kere zarardadır.
Sevmek güzel ve bir o kadar zordur. Tarih boyunca hikayelere, efsanelere, destanlara konu olan aşklar-sevgiler biliriz. Her insanın da kendi destanı vardır muhakkak. Çok uzun tutmayacağım, kısa ve öz bir konu olacak, samimi severse herkes kendi yüreğindekini destan kılar.
Ben şunu anladım. Seversen aşk olur, ayrı kalırsan destan...
Kimseinin sevdiğinden ayrı kalmaması dileğiyle.

26 Ağustos 2015 Çarşamba

Canınız sıklıyor, ruhunuz daralıyor... Değil mi?

Canınız sıkkın, sanki koca dünyanın yükü sizin sırtınızda değil mi?
Ben bunu "dünyamızın genişlemesine" bağlıyorum biraz. Artık tüm dünya ile son derece hızlı bir bilgi akışı içindeyiz. Eskiden bir barut icat oluyor 200 sene sora başka bir toplum anca buna ulaşabiliyordu, değil mi? Tabi teknolojinin ve iletişimin karşısında değilim. Ama bu hızlı gelişim ve yoğun iletişimin insanları biraz yorduğuna ve yıprattığına inanıyorum. Düşünün, bir kaç sene öncesine gittiğimizde bile "bu kadar hızlı yaşamıyorduk ya" diyebiliyorsunuz. O kadar hızlı, o kadar yoğun yaşamaya başladık ki... Artık ne ruhumuz ne de bedenimiz bu yükü taşımaz oldu. Bakın çevrenize herkeste "bir şikayet var."
Bu saydıklarıma birer tespit dersek çözüm ne olabilir. Ne yapmalıyız! Ne yapabiliriz!
1. Öncelikle kendimize ayırdığımız vaktin kıymetini bilmeliyiz.
Bakın kendimize vakit ayıralım demiyorum.Çünkü artık o safhaya gelmişsek geçmiş olsun kaybımız ağır olmuş denir. :) Spor ve yüzme gibi akticiteler sayabileceklerimizin en başında gelebilir. Çünkü sağlık da işin içine giriyor böylece... Sinema, kitap vs hobiler "mutlak" olmamlı yaşamımızda. Ama evde cips yiyip, kola içip bütün haftasonunu geçirmek ne kadar kendine özen göstermek sayılır, yorum sizin.
İyi bir örnek şöyle olmalı bence; okumaktan zevk alacağınız bir kitabı kaptığınız gibi sokağa fırlayın. Kentinizin (istanbul kart, akbil gibi) toplu taşıma kartlarını ve arabanızın anahtarını evde bırakmış olun. ;) Uzun menzili bir parka, bahçeye, sahile yürüyüşe başlayın ve yorulduğunuz yerde suyununuzu yudumlarken kitabınızı okumaya başlayabilirsiniz :)
2. Ailenizle mutlaka kaliteli vakit geçirin.
3. Beslenmenize dikkat edin.
4. Sigarayı bırakın :(
5. Çevrenizde çok pozitif ve hatta sevimli bir insan izlenimi bırakmaya başladınız bile ;)

"Gelişen dünyanın gergin insanları
olmamanız dileğiyle"

21 Ağustos 2015 Cuma

Forex nedir? Forex piyasasında yatırım yapmak.

Forex, kaldıraç sistemi ile küçük miktarlardaki paralarda dahi büyük yatırımlar yapmayı sağlar. 2011 yılı itibariyle ülkemizde getirilen kurallar çerçevesinde kullanılabilen en fazla kaldıraç oranı 1e 100 olarak belirlenmiştir. Genel olarak forex piyasası Türkiye'de 2011'de SPK (sermaye piyasası kurulu) tarafından düzenlenmiş ve denetime alınmıştır. Gelişen bu süreçte ülkemizdeki bazı kurumlara bu piyasada işlem yapma-yaptırma yetkisi verilmiştir.

Forex'in ilgilisine sağladığı en büyük güzellik internet olan her yerden emir girme ve işlem olanağıdır. Bununla beraber forex piyasası dünyanın en kolay ve en yüksek işlem hacmi olan bir piyasadır.

Forex, ülkemizde yeni bir piyasa olsa da geçmişi çok eski zamanlara dayanmaktadır. 1876 yılında Bretton Woods ile doların dalgalanması ve tüm para birimlerinde alım satım imkanı geldi.

Forex piyasası; Tüm dünya para birimlerinde Döviz Piyasası, bir çok önemli  emtialar (Altın, Petrol, Gümüş gibi), bir çok kıymetli mallar (Buğday, Pamuk ve Mısır gibi), Asya, Amerika ve Avrupa borsasındaki hisse senedi ve endeksler.

Son olarak forex'in kelime anlamı ve nereden türetildiğinden bahsedelim. Forex, kelime anlamı olarak yabancı birimlerdeki paraların birbiri arasındaki değişim oranından kaynaklı kar etme anlamındadır. Aynı zamanda yapısal olarak Foreign Exchange kelimelerinden türetilmiştir.

29 Mayıs 2015 Cuma

Aman dikkat bu 'uyanıklar şebek-şebekesi' sizi de arayabilir!

Bu günlerde sizi "klima servisinden arıyorum" diye bazı uyanık satışçılar arayabilir. Başımdan geçen ve satışta uyanıklığı geçmiş servisçinin 'şaşkınlığımı-şaşırttığı' bir olay...

Geçen gün sabah kahvemi yudumlayarak işime-gücüme bakarken bir telefon geldi. Karşıda bir bayan gayet güzel diksiyonuyla "klima servisinden arıyorum" diye girdi mevzuya... Evet buyurun demeye kalmadan devam etti. "Klimanızın yıllık bakımı gelmiş. Arkadaşlar Salı günü gelecekler müsait misiniz?" 2 saniye düşündüm. 'Benim niye bundan haberim yoktu!' Döndüm arkadaşlara sordum. Bizden böyle bir talep yok. Tekrar telefona döndüm. 'Bizim sizden böyle bir talebimiz yok' dedim. Ve bir anda karşımdaki o >hanım-efendi< başladı ve dakikalarca susmadı. Ben talebimiz yok dedikçe 'Ama şöyle ama böyle' bir sürü şey sıraladı. Bu arada "Kaç tane klimanız var?" diye sorup fiyat teklifi dahi vermeye kalktı. 

Kısacası tutturabildiğine sanki yıllardır klima servisçisiymiş gibi bakımları kapmaya çalışan bu şark kurnazı şebek-şebekelere dikkat edin!

Konuşma boyunca girdiği konuların özeti:
Klimalarınızın bakım zamanı geldi vs vs
Tüm klima markaları birleşti, toplandı karar aldı vs vs
Kaç klimanız var vs vs
Bakanlıklar vs vs
Cezalar vs vs
Mecbursunuz vs vs

21 Mayıs 2015 Perşembe

Şimdinin Modası: Girişim Bankacılığı

TEB Girişim Bankacılığı
Girişimcilik artık her zamankinden daha çok destekleniyor. Bu destekler devlet veya özel olarak gittikçe büyüyor. Aslında eğer ciddi bir girişimci ruha sahipseniz, hayalleriniz varsa ve gerçekten kayda değer fikirlerle yola çıktığınızda başarılı olmamanız için hiç bir neden yok. Bununla beraber "o heyecanla" birilerini inandırabilirseniz işte o zaman kazanır-kazandırırsınız!