Öğrenci nedire bir tanım getirelim, yada bir kaç...
Öğrenci, öğrenen, öğrenmesi gereken, çok sorumluluğu olan lakin yokmuş gibi görülüp, bu yokluğun içinde yok olan, etrafınca çorba sayılan kişi...
Bunların iki türü vardır.
1. Anne baba ocağında olanlar
2. Yurt ocağında kalanlar
Kendi memleketinde okuyanlar evinden şikayet ederken, yurt veya kendi imkanlarıyla bir kaç arkadaş eve çıkanlar her ne kadar rahat takılsalar da ev ortamına hasret kalanlar en az onlar kadar şikayet eder...
Zordur bu öğrenci milletini anlamak. Evrim geçirmiş insanlardır sanki... Gerek imkansızlıkla yaptıkları icatlar gerekse toplumsal bakış açısı, belki de mahalle baskısı...
Bir de ev sahibi ile kira için anlaşma olayı vardır. Muhabbet aşağıdaki gibidir.
Ev sahibi: Kaç kişisiniz?
Öğrenciler: 5
O zaman: 1000 verin siz... (iç ses; yapıştır kişi başı 200)
Öğrenciler: mırın kırın
Ev sahibi: Sen bilin, zaten öğrenci problem oluyi... (kurnazzz)
Öğrenciler: Tmm abi tmm, tuttuk gitti...
Yani son olarak öğrenci o yerin geçim kaynağı ve kazıklananıdır...
Hayata dair bir kaç cümlelik sözümüz var deyip, farkındalık sağlamayı amaçlayan içerikler sunan bir blog.
24 Şubat 2016 Çarşamba
15 Şubat 2016 Pazartesi
Yotube'da telif hakları...
Yotube'un google tarafından satın alınmasından sonra çok büyük atılımlar gerçekleştiren youtube'dan sanatçısından, öğrencisine kadar herkes hobisini videoya aktararak dahi olsa para kazanabilmektedir.
Peki ya bu kadar kolay olacak mı?
Youtube'dan para kazanabilmek istiyorsanız. Telif haklarına sonderece dikkat etmeniz gerekmektedir. Çünkü artık tüm sanatçılar ve yapım şirketleri, tv kanalları ve dahası youtube'ta yayınlanana videolarda hak talebinde bulunma işine önem veriyor.
Hobinizi bir videoya çekip arkasına güzel de bir müzik atarak youtube'a koyup belki de biraz da para kazanmak isteyeceksiniz. Ama dikkat! Koyduğunuz bir müzikten dolayı tüm emeğiniz çöpe gidebilir. Çünkü ilgili müzik üzerinde hak talebinde bulunulmuşsa, siz hiç fark etmeden o videodan oluşan kazanç diğer hak sahiplerine kayabilir...
13 Şubat 2016 Cumartesi
Artık hayatımız dijital, eğitimi neden olmasın?
Öyle tahmin ediyorum ki ülkemizde özellikle 2010'dan sonra sosyal medyanın iyice yaygınlaşmasıyla ve tabi ki mobilin gelişimi ve 3G +4,5G ve gibi gelişmeler ile hayatımız iyice digitalize oldu.
Peki eğitim neden olmasın?
Tabi ki ben bu satırları yazarken eğitim de artık digitalize oldu... Oldu da? Bireyler ne kadar bunu farkında... Evet... Arık hayatımız daha fazla ölçülebilir. Ve bunun farkına varan eğitimciler çok güzel atılımlarda bulunmakta... Devamının gelmesi dileğiyle digitalize olmak hakkında makaleler devam edecektir.
Takipte olunuz...
Peki eğitim neden olmasın?
Tabi ki ben bu satırları yazarken eğitim de artık digitalize oldu... Oldu da? Bireyler ne kadar bunu farkında... Evet... Arık hayatımız daha fazla ölçülebilir. Ve bunun farkına varan eğitimciler çok güzel atılımlarda bulunmakta... Devamının gelmesi dileğiyle digitalize olmak hakkında makaleler devam edecektir.
Takipte olunuz...
8 Şubat 2016 Pazartesi
"Eskici ve Oğulları" filmi - izlenmesi gereken filmler arasında...
1990 yılı yapımı olan Eskici ve Oğulları filminin yönetmeni Şahin Gök'tür. Bu eski Türk Filminin baş roller,nde Kadir İnanır ve Fikret Hakan oynamaktadır. Film Orhan Kemal'in romanından uyarlanmıştır.
Film ne anlatır?
Kadir İnanır, eskicinin büyük oğlu (Mehmet) rolündedir. Kimsesiz bir kadın ile evlendiği için anası ve babası tarafından dışlanmışlar. Mehmet üç çocuk babasıdır.
Konu, eskici, iki oğlu, karısı, kızı etrafında dönmektedir.
Aile tümüyle geçim sıkıntısına girer. Mehmet işten çıkarılmış babasının eskici dükkanında geçici olarak zaman geçirmekte fakat babası bu durumdan hiç hoşnut değildir.
Eskici baba, Mehmet'ten hoşlanmadığının tersine, küçük oğlu Ali'den ümit bekler. Ama Ali, babasının despotluğuna dayanamayacak kadar deli doludur...
Mehmet ve karısı pamuk toplamaya gitmeye karar verirler ve olaylar iyice karışır...
Ellerinde, avuçlarında hiç bir şey kalmayacak şekilde olaylar düşündüklerinin tersine gelişir...
26 Ocak 2016 Salı
Büyük Şehirler Ama Mutlu Değiller! TÜİK'in İllere Göre Yaşam Endeksi Şaşırttı.
TÜİK raporu açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumu'nun hazırlayıp yayınladığı 2015 için İllerde Yaşam Endeksi raporuna göre ilk olarak göze çarpan Tunceli eğitimde birinci ilimiz.
Biri genel olmak üzere toplam 12 alanda araştırma sonucu yayınlanmış. Bu alanlar aşağıdaki gibidir;
77. Batman
78. Şırnak
79. Ağrı
80. Mardin
81. Muş
Bu araştırmadaki alanlarda hangi şehir en mutlu...
İstanbul; gelir-servet, alt yapı hizmetlerine erişim ve sosyal yaşamda
Isparta; sağlıkta alanında
Sakarya; konutta ve sivil katılımda
Artvin, güvenlik alanında
Sinop; yaşam memnuniyeti alanında
Kastamonu; çevre alanında
Zonguldak; çalışma hayatı alanında
Tunceli; eğitim alanında
Şaşırtıcı olan ise; İzmir ve Ankara gibi büyük şehirlerimizin hiç birincilikleri yok.
Anlaşılıyor ki büyük ve kalabalık şehir olmak MUTLULUĞA yetmiyor!
Detaylar için; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=24561
Biri genel olmak üzere toplam 12 alanda araştırma sonucu yayınlanmış. Bu alanlar aşağıdaki gibidir;
- Konut (Housing)
- Çalışma hayatı (Work life)
- Gelir ve servet (Income and wealth)
- Sağlık (Health)
- Eğitim (Education)
- Çevre (Environment)
- Güvenlik (Safety)
- Sivil katılım (Civic engagement)
- Altyapı hizmetlerine erişim (Access to infrastructure services)
- Sosyal yaşam( Social life)
- Yaşam memnuniyeti (Life satisfaction)
- ve son olarak Genel endeks (Overall index) <haritada görünen değer>
- Isparta
- Sakarya
- Bolu
- Kütahya
- İstanbul
77. Batman
78. Şırnak
79. Ağrı
80. Mardin
81. Muş
Bu araştırmadaki alanlarda hangi şehir en mutlu...
İstanbul; gelir-servet, alt yapı hizmetlerine erişim ve sosyal yaşamda
Isparta; sağlıkta alanında
Sakarya; konutta ve sivil katılımda
Artvin, güvenlik alanında
Sinop; yaşam memnuniyeti alanında
Kastamonu; çevre alanında
Zonguldak; çalışma hayatı alanında
Tunceli; eğitim alanında
Şaşırtıcı olan ise; İzmir ve Ankara gibi büyük şehirlerimizin hiç birincilikleri yok.
Anlaşılıyor ki büyük ve kalabalık şehir olmak MUTLULUĞA yetmiyor!
Detaylar için; http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=24561
15 Aralık 2015 Salı
Para Kazanmanın En Kolay Yolu !
Paraya ihtiyacınız mı var? Kara kara düşünüp duruyor musunuz? Sizin için önemli bu önerilere bir kulak verin...
Para sıkıntısı yaşıyorsanız öncelikle harcama alışkanlıklarınızı gözden geçirin. Harcama alışkanlıklarınız ekonomik gücünüzü olumsuz etkiliyor olabilir. Örneğin; sürekli dışarıda yemek yemek, dışarıda çay, kahve ve diğer içecekleri tüketip 2-3 kat daha fazla ödeme yapmak zorunda kalmak...
Küçük paralara (bozuk paralar) önem vermemek de çok büyük bir kayıptır. Anlık olarak büyük görünmese de yıllık kazanç - harcama dengesi göz önüne alındığında büyük bir "mali delik" olarak karşınıza çıkar. Bozuk paralarınız için evde-işyerinde bir kumbaranız olsun sürekli oralarda biriktirin. Böylece küçük paralarınızı büyük paralar olarak kullanabilirsiniz yada küçük ihtiyaçlarınız için oradan alarak para bozdurmak zorunda kalmazsınız.
Diğer bir önemli konu ise "paranın bozulması", bozuk paranın harcanması daha kolay olur. Eminim sizde bunu tecrübe etmişsinizdir. Mümkünse üzerinizde ufak ihtiyaçlar için bozuk para bulundurun.
Tüm bunların dışında yeme-içme-giyim alışkanlıklarınız da çok önemli. Daima ihtiyacınız kadarını alın...
Kredi kartından da mümkün olduğunca uzak durun. Bazı ihtiyaçlarda taksitlendirmek için kullanmak avantajlı görünse de iyi bir maddi analiz yapılamazsa üst üste binen taksitler beraberinde banka faizlerini başınıza musallat eder.
Hayatınıza bu ay %30 tasarruf sağlayabilirseniz. 3000TL'lik maaşınızın bir anda 4000TL gibi olacağını aklınızdan çıkarmayın... Tasarruf para kazanmanın en kolay yoludur. Kendiniz için en akıllıca yolları seçin!
14 Aralık 2015 Pazartesi
21 Aralık En Uzun Gece...
21 Aralık en uzun gece değil mi? "pufff" nedense en sevmediğim gündür. Yılın en uzun gecesi olduğundan mı bilmiyorum. Ama benim en sevmediğim gün/gece... Çok sıkıcı.. çok uzun... çok karanlık... 21 Aralık'ın yaklaşması bile canımı sıkmaya yetiyor.
Acaba 21 Aralık'ta tarihteler olmuştur diye ufak bir araştırma yaptım. En cok dikkatimi çeken; Sovyetler Birliği dağılmış(1991), Apollo 8 ay yörüngesine fırlatılmış (1968), TL'nin değeri yeniden belirlenmiş ve 1 dolar 14 Lira imiş.(1971), Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler'in galası (1937)
Acaba 21 Aralık'ta tarihteler olmuştur diye ufak bir araştırma yaptım. En cok dikkatimi çeken; Sovyetler Birliği dağılmış(1991), Apollo 8 ay yörüngesine fırlatılmış (1968), TL'nin değeri yeniden belirlenmiş ve 1 dolar 14 Lira imiş.(1971), Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler'in galası (1937)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


